Hava Durumu

İSTATİSTİK DEĞİL, İNSAN!

Yazının Giriş Tarihi: 23.02.2026 10:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.02.2026 10:20

Bu dünyada herkesin yaşama hakkı vardır. Bu hak; kadın, erkek, çocuk, hatta bir çiçek ya da bir can diye ayrım yapmaz. Yaşam hakkı tartışmaya kapalıdır. Öyle değil mi?
Peki o halde neden neredeyse her akşam ana haber bültenlerinde, “şundan dolayı”, “bundan dolayı” denilerek bir kadının daha hayattan koparıldığını izliyoruz? Neden her ay ve her yıl açıklanan raporlar, “bu ay şu kadar, bu yıl bu kadar” diye başlayan cümlelerle eksilen canları rakamlara dönüştürüyor?
Oysa kadınlar sayı değildir.
Bir istatistik tablosunun soğuk satırlarına sığacak kadar değersiz hiç değildir.
Raporlar bize kaç kadının öldürüldüğünü söylüyor; fakat kaç ailenin dağıldığını, kaç ocağın söndüğünü söylemiyor. Annesiz kalan çocukların geceleri nasıl uyuduğunu, evladını toprağa veren anne babanın hangi cümleyle ayakta kaldığını anlatmıyor. Bizler sayıları tartışırken, mezar taşına sarılıp ağlayanların acısını tam olarak anlayamıyoruz.
Asıl tehlike, bu haberlerin kanıksanmasıdır.
Bir anlık “ah!” ve “vah!”tan sonra hayata kaldığımız yerden devam etmek… Sosyal medyada bir cümle yazıp ertesi gün unutmak… Belki de en korkuncu budur: Alışmak.
Çünkü bu cinayetler; kadının kararını kabul etmeyen, ayrılığı hazmedemeyen, kontrolü kaybetmeyi içine sindiremeyen bir zihniyetin sonucudur. “Ya benimsin…” diye başlayan bir cümle, romantik bir ifade değil; çoğu zaman bir ölüm fermanıdır.
Bugün bir sayı daha artmasın diye üzülmek yetmez.
Bu saplantılı anlayışla yüzleşmek gerekir. Şiddeti meşrulaştıran her sözü reddetmek, cezasızlığa göz yummamak, sessiz kalmamak gerekir.
Medyada kullanılan dil dahi bu noktada büyük önem taşır. “Kıskançlık krizi”, “aşk cinayeti”, “tartışma sonucu” gibi ifadeler, yaşanan vahşeti romantize eder ve gerçeği hafifletir. Oysa adı açıkça konulmalıdır:
Bu bir “aşk” değil, CİNAYET’tir!
Şiddeti normalleştiren her cümleye itiraz etmek zorundayız. Şaka niyetiyle söylenen kadın argosunun altındaki cinsiyetçiliği görmek zorundayız. Bu mesele yalnızca kadın meselesi değildir; insanlık meselesidir. Ahlak meselesidir.
Şiddetin azı çoğu olmaz.
Bir kez meşrulaştığında sınır tanımaz. Kadın üzerinde hak sahibi olma yanılgısı, toplumun en tehlikeli kör noktalarından biridir. Bir toplumda güven yoksa, hiç kimse güvende değildir.
Hiçbir şiddetin indirimi olmamalı.
Adalet, güçlü olanı değil; haklıyı ve zayıfı koruduğu zaman güven verir.
Susmak; eksilen bir sandalyeye alışmaktır.
Bir sofrada boş kalan yeri görmezden gelmektir.
Ve kadınlar…
İstatistik satırlarına sığmayacak kadar değerlidir.
Saygılarımla.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.