Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

GEZİ NOTLARI: POSTALLI KÖYÜ

Yazının Giriş Tarihi: 20.04.2022 12:59

Bugünkü gezi yerimiz eski ismi Barastal olan Postallı köyü. Barastal kelimesi değişime uğramış bir kelime. TDK sözlüğüne baktığınızda böyle bir kelime çıkmıyor. Ayrıca Rumca, Ermenice, Latince sözlüklerine de baktığımızda Barastal kelimesi ile ilgili bir açıklama yok. Postallı Köyü Niğde merkeze 40 km uzaklıkta bir yerleşim alanı köye varmak ilk önce Havuzlu köyünden geçmek gerekiyor. Havuzlu'dan sonra ise karşınıza yok ayrımı çıkıyor sol tarafa giderseniz Kızılkapı köyüne varırsınız. Biz ise sağ yolu kullanarak Postallı köyüne geldik. Postallı köyü içerisinde bulunan cami önüne arabayı park ettikten sonra camiyi incelemek için cami içine girdik. Cami avlusunda iki tane sütun başlığı bulunmakta üzerleri Akantüs yaprakları işlemeli. Cami kapısı önünde ise sağlı sollu iki tane sütun bulunmakta ilk olarak sadaka taşı görüntüsü veriyor ama bu sütun taşları cami avlusunda bulunan sütun başlıklarının devamı niteliğinde. Daha sonra muhtarla iletişime geçiyoruz. Muhtar bizi köy içerisinde bulunan kemerli tarihi bir yapıya götürdü. Muhtarın anlattığına göre bu kemerli yapı Ramazanoğullarından kalma buğday ambarı olarak kullanılırmış, bu buğday ambarını iki kardeş yaptırmış kardeşlerden biri Ulukışla ilçesi Maden köyüne göç etmiş, Postallı' da kalan kardeş buğdaylarını Maden köyündeki kardeşine verirmiş karşılığında ise altın alırmış.

Muhtar bizi buğday ambarını gezdirdikten sonra köy merkezine beş altı km uzakta bulunan kale mevkine götürdü. İlk başta aklımıza surları, burçları olan devasa bir yapı geldi. Kale mevki denilen yerde kayalara oyulma mezar odaları bulunmakta tarihi bir yer olduğu için halk buraya Kale ismini vermiş. Maalesef defineciler mezarları açarak buraları tahrip etmişler. Yirmiye yakın mezar odası mevcut. Defincelerin tahrip etmesi bir yana kayaların üzeri boyalarla isim yazılarak tarihi yapılara zarar verilmiş. Muhtar bizi Kale mevkinin hemen yanında bulunan Azılın Kale mevkine götürdü. Muhtarın anlattığına göre bu mevkide eski dönemlerde (muhtemelen antik çağlar) bölgenin yöneticisi halkı toplar nutuk atarmış. Belki de Azılın Kale mevki antik tiyatronun bulunduğu bir yerdir.Muhtar bizi Kale mevkiinden sonra başka bir yoldan köyün merkezine götürdü. Yol üzerinde kurumuş bir çeşmeye rastaladık. Halk arasında Kör Pınar olarak biliniyor. Bu ismin verilmesinin nedeni ise çeşmede iki göz bulunuyor gözlerden birinden su gelmesiği için Kör Pınar denilmiş, günümüzde ise iki gözden de su gelmiyor.

Köyün merkezinde ise çeşme yanında soku taşına rastlıyoruz. Soku taşı bir çok köy yerinde bulunur içerisinde buğday dövülür, köylünün ortak kullandığı bir araç.

Köyü detaylı gezdikten sonra muhtarla haziran ayında keklik toplamak için sözleştikten sonra köye ve muhtara veda ediyoruz.

google-site-verification=trBUEZyee7gIbXyiQDk3Xu5XdBWrGr7EqUhGr-Os2pE