Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Tutsak hayatlar...

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 23.05.2022 10:45

Haber Güncellenme Tarihi: Yazının Güncellenme Tarihi: 23.05.2022 10:45

Bu köşe yazımda kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerini işleyeceğim.

Çoğu kadın cinayeti genellikle herkesin gözü önünde yaşanıyor. Bu cinayetlerin kurbanları genellikle daha önce suç duyurusunda bulunmuş, yardım talep etmiş kadınlardan oluşuyor. Sanırım, cezaların yeterince caydırıcı olmaması katillerin işini kolaylaştırıyor.  Bugün yeryüzünde her üç kadından biri şiddetin değişik biçimlerine maruz kalmaya devam ediyor. Gerek ev içinde gerekse kamusal alanda kadına karşı şiddet ortadan kaldırılabilmiş değil. Ülkemizde de kadına yönelik şiddet , taciz , tecavüz ve kadın cinayetleri oranı % 1400 artmış bulunmakta. Neredeyse her gün bir kadın cinayeti ,taciz ve tecavüz haberleri ile sarsılmaktayız. 


Kadın cinayetleri konusunda yapılmış araştırmaların sonuçlarına göre, kadın cinayetlerinin arkasında yatan nedenler şu şekilde sırlanmıştır: Aile içi tartışma, aldatma, kıskançlık, namus, geçimsizlik, ekonomik sorunlar, işsizlik, psikolojik rahatsızlıklar, töre, boşanma ya da boşanma talebi… 


Türkiye’de kadın cinayetleri daha çok cinayetin arkasında yatan sebebi tek bir nedene (“namus”) indirgeyen bir gerekçeyle izah edilir. “Kadın katilleri ‘namusumu temizledim’ dediğinde ‘Adam şerefini kurtarmış’ denilerek toplumun belli kesimlerinde örtülü bir takdir görüyor ve destekleniyor” 


Diğer taraftan, vahşetin boyutu her geçen gün artıyor. Kadınları daha çok geleneksel bir yapının içine zorlayan bir görüş de zorlanmaya başlandı. Ordu’da katledilen Ceren Demir ve İstanbul’da katledilen Başak Cengiz gibi. Kadınlar artık bir yakını, eşi ya da sevgilisi dışındaki erkekler tarafından da katlediliyor. 


2021’de şüpheli ölüm oranları çok yükseldi. Sadece ekim ayında katledilen 18 kadından 12’sinin ölümü şüpheliydi. Yüzlerce kadının ölümü şüpheli. Şüpheli ölümler hem yaşayan kadınlar hem de katledilen kadınlar açısında önemli. Çünkü bir ölümü şüpheli bıraktığınızda başka bir kadının öldürülmesi içinde bir reçete sunmakta. 2021 yılında şunu gördük; samuray kılıcıyla katledilen Başak Cengiz’in katili şu sözleri söylemişti; ‘Kadın güçsüz ve bana karşılık veremez.’ Her zaman söylediğimiz gibi toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadının toplumda güçsüz bir alana hapsedilmesi ve toplumda, toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle ilgili, eğitimde, politika gerekli adımların atılmaması sebebiyle bir erkek eline geçirdiği samuray kılıcıyla sokağa çıkıp bir kadını rahatlıkla öldürebileceğini düşünmekte.


13 YILDA 3719 KADIN KATLEDİLDİ 


Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun tuttuğu 13 yıllık kadın cinayetleri istatistiğine göre; 2008 ile 2021 yılları arasında 3719 kadın katledildi.


2022’nin ilk iki ayında ise 98 kadın öldürüldü. Erkekler, şubat ayında 23 kadını öldürdü. 21 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen kadınlardan 10’u ateşli silahlarla katledildi. 2022 yılının son beş ayında 140 kadın öldürüldü. Öldürülen kadınların çoğunluğunun ölüm nedeni tespit edilememiştir.


Türkiye’de büyük yankı uyandıran kadın cinayetlerinden birkaç örnek vermek istiyorum.3 Mart 2009 tarihinde katil zanlısı Cem Garipoğlu tarafından cansız bedeni çöp konteynırlarına atılmış ve çöp toplayıcı bir kişi tarafından çöp konteynırında ceset parçalanmış hâlde bulunmuştu. Yapılan adli tıp incelemesi sonucunda başı gövdesinden ayrılmadan önce bıçak darbeleriyle yaralandığı, daha sonra öldüğü tespit edilmişti. Özgecan  Aslan Mersin’in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015’te tecavüz girişimine direndiği için bir minibüste Necmettin Altındöken ve Fatih Gökçe tarafından bıçaklanarak ve ardından yakılarak bir dere kenarına atılan üniversite öğrencisiydi. Emine Bulut 18 Ağustos 2019’da Kırıkkale’de eski eşi Fedai Varan tarafından bir lokantaya sokulup on yaşındaki kızının gözleri önünde boğazı kesilmişti. Yaralı halde lokantadan çıkarılırken Bulut’un “Ölmek istemiyorum!”, kızının ”Anne! Ne olur, ölme!” şeklindeki feryatları duyulmuştu. Günler sonra cinayet görüntüsünün ve Emine Bulut ile kızı arasındaki diyalogun yansıdığı video sosyal medyada paylaşılıp hızla yayılmış ve ülkede infiale yol açmıştır. Üniversitede hoca olan Aylin Sözer kendi evinde eski sevgilisi tarafından önce boğazı kesilerek ardından yakıcı maddeyle yakılarak öldürüldü. Ceren Özdemir Ordu’da 3 Aralık 2019 tarihinde evinin önünde cezaevi firarisi Özgür Arduç tarafından bıçaklanarak öldürülen bir üniversite öğrencisiydi. Pınar Gültekin sevgilisi Cemal Metin Avcı tarafından öldürüldü. Avcı, çıkan kavgada genç kızı boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etmişti. Hatice Soysal, 4 yıllık eşi Adnan Soysal tarafından 07.01.2021 tarihinde bıçaklanarak ve yastıkla boğularak canice katledildi. Başak Cengiz hiç tanımadığı biri tarafından yolda yürürken insanlık dışı bir cinayete kurban gitti. Ve daha binlercesi ne kadar acı verici olaylar.


Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, Kovid-19 ile mücadelenin beraberinde getirdiği kapanma tedbirleri, sosyal hizmetlere erişimin kısıtlanması, yeni ekonomik sıkıntıların baş göstermesi, kadınları şiddete karşı daha korunmasız kıldı. Ve buna bağlı olarak kadın cinayetleri daha da artış gösterdi. 


BM Kadın Biriminin yayımladığı verilere göre, dünya genelinde 15 yaş üstü yaklaşık 736 milyon kadın (her üç kadından biri) hayatlarının bir döneminde şiddete maruz kalıyor. Bu kadınların 640 milyondan fazlasına eşleri ya da eski eşleri şiddet uyguladı. Küresel olarak kadın cinayetlerinin yüzde 38’ini eşler ya da partnerler işledi. Resmi rakamlara göre sadece Türkiye’de 2011 Ocak- 2019 Ağustos tarihleri arasında 2636 kadın cinayeti işlendi. Birleşmiş Milletler’ in yayınladığı rapora göre, 2017 yılında dünyada 87 bin kadın öldürüldü. 


Kadın cinayetlerine karşı etkili adımlar atan ülkelerde cinayetlerin azalması ümit verici. Bunun örneklerinden biri de İtalya. 2018 yılında 120 kadın cinayeti işlenen İtalya’da kadına karşı şiddetin cezası iki kat arttırılarak 15 yıla çıkartıldı. Bu karardan sonra cinayetlerin sayısı yarıya düştü. İspanya’da ise aile içi şiddet 2003 yılından beri sadece kadınları ilgilendiren bir sorun olarak değil “milli mesele” olarak değerlendiriliyor. Bu ülkede de uygulanan politikalar sayesinde, kadın cinayetleri azalmış; 2003 yılında 71 kadın öldürülürken bu sayı 2018’de 47’ye düşmüş bulunuyor.

Türkiye’ye gelecek olursak kadın cinayetleri konusunun henüz tam bir çözüme kavuşmamış olduğunu görüyoruz. Umarım önümüzdeki yıllarda, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde, gerekli politikaların uygulanması sonucunda kadına yönelik şiddetin giderek azalıp sona ermesi sağlanır...

google-site-verification=trBUEZyee7gIbXyiQDk3Xu5XdBWrGr7EqUhGr-Os2pE