Hava Durumu

Yeni Özbekistan’ın Yükselen Ufku: Mirziyoyev Dönemi ve Üçüncü Rönesans

2016 yılında Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in göreve gelmesiyle Özbekistan’da başlatılan kapsamlı reform süreci; halk-devlet ilişkilerinden dış politikaya, eğitimden kültürel mirasın ihyasına uzanan dönüşümüyle “Üçüncü Rönesans” vizyonunun temelini oluşturuyor.

Haber Giriş Tarihi: 20.01.2026 16:10
Haber Güncellenme Tarihi: 20.01.2026 16:13
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.medyahabersitesi.com
Yeni Özbekistan’ın Yükselen Ufku: Mirziyoyev Dönemi ve Üçüncü Rönesans

Yeni Özbekistan’ın Yükselen Ufku: Mirziyoyev Dönemi ve Üçüncü Rönesans

2016 yılında Şevket Mirziyoyev’in Özbekistan Cumhurbaşkanı olarak göreve başlamasıyla birlikte ülkede yalnızca siyasal bir değişim değil, aynı zamanda halk-devlet ilişkilerinde köklü bir dönüşüm süreci başladı. Yeni dönemde vatandaşların görüş ve taleplerini özgürce dile getirebildiği, devlet kurumlarının ise halkın gerçek sorunlarına çözüm üretmeyi önceleyen bir yönetim anlayışı benimsendi.

Bu süreçte valilerden bakanlara kadar pek çok üst düzey yönetici sahaya inerek vatandaşlarla birebir temas kurmaya başladı. Köyler ve mahalleler ziyaret edildi, yetkililer vatandaşların evlerine konuk oldu. Daha önce bir yetkiliye ulaşmanın dahi zor olduğu bir ortamdan, sorunların yerinde dinlendiği ve çözüme kavuşturulmaya çalışıldığı yeni bir döneme geçilmesi, Özbek halkında büyük bir umut ve beklenti oluşturdu.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, “Devlet halka hizmet içindir” ilkesini yalnızca söylemle değil, doğrudan uygulamalarıyla hayata geçirdi. Haftanın büyük bölümünde ülkenin farklı bölgelerini ziyaret eden Mirziyoyev, vatandaşlarla yüz yüze görüşerek yaşam koşullarını yerinde inceledi. Zaman zaman planlanan programların dışına çıkarak en ücra mahallelere kadar gitmesi, yerel yönetimlerin sürekli teyakkuz hâlinde olmasını sağlarken sorunların çözüm sürecini de hızlandırdı.

Akademisyenler, girişimciler, öğretmenler, kültür insanları ve gençlerle düzenli olarak gerçekleştirilen toplantılar, ülkedeki entelektüel ve ekonomik hayata yön veren kararların alınmasında etkili oldu. Bu toplantıların ardından yayımlanan kararname ve düzenlemeler, reform sürecinin önemli yapı taşlarını oluşturdu.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in yoğun çalışma temposu da dikkat çekti. Uzun yurt dışı ziyaretlerinden sonra dahi vakit kaybetmeden toplantılara başlayan Mirziyoyev, tüm sektör temsilcilerini dinleyerek reformların uygulanmasını yakından takip etti. Uluslararası anlaşmaların hayata geçirilmesini zaman zaman bizzat denetlemesi, onu halk nezdinde kararlı, reformcu ve çalışkan bir lider konumuna taşıdı.

Komşularla Yeniden Yakınlaşma

Mirziyoyev dönemi yalnızca iç politikada değil, dış politikada da önemli bir değişimi beraberinde getirdi. Özellikle komşu ülkelerle ilişkilerde yumuşama, açıklık ve karşılıklı güvene dayalı yeni bir dönem başlatıldı. Geçmişte sınırlı olan temasların aksine, sınırlar açıldı, ulaşım kolaylaştı ve akrabalık bağları yeniden güçlendi.

Sınırların açılmasının ardından yaşanan duygusal buluşmalar, bu sürecin toplumsal boyutunu gözler önüne serdi. Yıllar sonra kavuşan insanların görüntüleri, bölge halkları arasında kaybedilen zamanın ortak bir özlemle telafi edildiğini ortaya koydu.

Merkezi Asya’da kardeş halklar arasında dostluk ve iş birliği atmosferi giderek güçlenirken, Özbekistan’ın Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve diğer Türk devletleriyle ilişkileri de yeni bir aşamaya taşındı. Türk Devletleri Teşkilatı, TÜRKSOY ve benzeri uluslararası platformlarla iş birlikleri derinleştirildi.

Üçüncü Rönesans Hedefi

Özbekistan yönetimi, kalkınmanın yalnızca ekonomik göstergelerle sınırlı olmadığının bilinciyle eğitim, kültür, bilim, sanat ve gençlerin yetiştirilmesi alanlarında kapsamlı projeler hayata geçirdi. Bu çerçevede “Üçüncü Rönesans’ın temellerini atmak” ifadesi, ülkede sıkça dile getirilen bir vizyon hâline geldi.

Tarih boyunca Birinci ve İkinci Rönesans dönemlerine ev sahipliği yapan Özbek toprakları, Harezmî’den İbn Sina’ya, Uluğ Bey’den Ali Şir Nevaî’ye kadar insanlık tarihine yön veren birçok büyük düşünürü yetiştirmişti. Ancak yüzyıllar boyunca yaşanan zorluklar, bu birikimin kesintiye uğramasına neden olmuştu. 20. yüzyıl başındaki Cedid hareketi ise halkın bilinçlenmesi için verilen mücadelenin simgesi olmuştu. Bugün bu yarım kalan idealin yeniden canlandırılması hedefleniyor.

İslam Medeniyeti Merkezi Hayata Geçti

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in 23 Haziran 2017 tarihli kararıyla başlatılan İslam Medeniyeti Merkezi Projesi, Özbekistan’ın üç bin yıllık devletçilik ve medeniyet tarihini bütüncül biçimde yansıtmayı amaçlayan önemli bir kültür yatırımı olarak öne çıkıyor. Proje, kültürel mirasın korunması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve modern eğitim merkezlerinin oluşturulması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

2018 yılı Ramazan Bayramı’nda temeli atılan merkez, sekiz yıl süren kapsamlı inşaat ve çevre düzenleme çalışmalarının ardından tamamlandı. Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, projeyi toplam on kez ziyaret ederek merkezin işlevselliğinin geliştirilmesi için çeşitli kararlar aldı.

161 metre uzunluğunda ve 118 metre genişliğinde inşa edilen üç katlı merkez, geleneksel mimari ile modern tasarım anlayışını bir araya getiriyor. Merkezde, İslam dünyasının en kıymetli eserlerinden biri olan Osman Mushafı’nın yanı sıra farklı dönemlere ait Kur’an nüshaları ve nadir el yazmaları sergilenecek.

Özbekistan ayrıca son yıllarda yurt dışında bulunan tarihî mirasını ülkeye kazandırmak için kapsamlı bir program yürüttü. Dünyanın farklı ülkelerindeki müze, kütüphane ve koleksiyonlardan yüzlerce eser satın alınarak ülkeye getirildi. Bu eserler arasında Soğd dokumaları, Selçuklu dönemi kuyumculuk eserleri, Timurlular ve Babürlüler dönemine ait el yazmaları ve minyatürler yer alıyor.

Bilim, Sanat ve İnanç Bir Arada

Merkez, İslam öncesi dönemlerden başlayarak Birinci ve İkinci Rönesans’a, oradan da Yeni Özbekistan dönemine uzanan kapsamlı bir tarih anlatısı sunuyor. Aynı zamanda satranç, müzik ve bilim alanındaki arkeolojik buluntularla bölgenin kültürel derinliği gözler önüne seriliyor.

Üçüncü katında 350 bin basılı kitap ve 5 milyon dijital kaynağa sahip modern bir kütüphanenin yer aldığı merkezde, UNESCO, TÜRKSOY, ISESCO ve IRCICA gibi uluslararası kuruluşların ofisleri de bulunuyor. Uluslararası kongreler, bilim insanları forumları ve akademik toplantılarla merkez, bölgesel ve küresel bir bilim üssü olma yolunda ilerliyor.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 80. oturumunda yaptığı konuşmada İslam Medeniyeti Merkezi’nin çok yakında resmen açılacağını duyurdu. Kasım ayında düzenlenen “Merkezi Asya: Ortak Manevi-Maarif Miras – Ortak Gelecek” başlıklı uluslararası kongreye gönderdiği mesajda ise merkezin geleceğine dair vizyonunu paylaştı.

Özbekistan halkı, bu büyük kültür ve medeniyet projesinin hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, İslam Medeniyeti Merkezi’nin Yeni Özbekistan’ın yenilenme iradesini ve Üçüncü Rönesans hedefini simgeleyen önemli bir yapı olarak gelecek nesillere miras kalması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.